İlişkide Suçlanınca, küçümsenince ve üzerine gelinince kendini nasıl ifade eder, nasıl sınır koyarsın?
“Söyleyeceğim var ama o anda söyleyemiyorum. Sonradan aklıma geliyor.”
Birisi sana haksızlık yapıyor.
Seni küçümsüyor, sözünü kesiyor veya suçluyor.
İçinden itiraz ediyorsun ama kelimeler çıkmıyor. Bazen susuyor, bazen gülüp geçiyor, bazen de kendini anlatmaya çalışırken daha çok karışıyorsun.
Sonra konuşma bitiyor.
Eve dönerken, duşta, gece yatağa girdiğinde cevaplar gelmeye başlıyor:
“Keşke şunu söyleseydim.”
“Neden yine kendimi anlatamadım?”
“Ben niye hep susuyorum?”
Söyleyemediklerin bitiyor belki ama kendinle tartışman devam ediyor.
Bazı insanların yanında neden kendin gibi konuşamıyorsun?
Arkadaşının yanında rahatça söylediğin bir cümleyi annenin, babanın, eşinin veya patronunun karşısında söyleyemeyebilirsin.
Çünkü o anda yalnızca ne söyleyeceğini düşünmezsin.
“Karşı çıkarsam ne olur?”
“Ayıp olur mu?”
“Kavga büyür mü?”
“Beni yanlış anlar mı?”
Bazen de yıllar önce öğrendiğin bir kural devreye girer:
“Büyüğe cevap verilmez.”
“Sen alttan al.”
“Aman ortam bozulmasın.”
Bu atölyede susmanı yalnızca bir özgüven meselesi olarak ele almayacağız. Aileden öğrenilen kurallara, toplumsal beklentilere ve ilişkilerdeki güç dengesine de bakacağız.
Ardından kendi hayatında kullanabileceğin cevapları çalışacağız.
Bu atölyede neler çalışacağız?
- O anda neden donup kaldığını: Küçümsenince, suçlanınca veya üzerine gelinince yaşadıklarını anlamak.
- Zaman kazanmayı: Cevabın hazır olmadığında konuşmayı yavaşlatmak ve düşünmek için alan istemek.
- Söylemek istediğini toparlamayı: Uzun savunmalara girmeden tek bir konuda, kısa ve açık konuşmak.
- Sınır koymayı: Ailede, ilişkide ve iş yerinde rahatsızlığını belirtmek; gerektiğinde konuşmaya ara vermek.
- Sonradan konuşmaya dönmeyi: “O anda söyleyemedim, artık geçti” dediğin bir konuyu yeniden açabilmek.
- Konuşma sonrası kendine yüklenmeyi azaltmayı: Aynı sahneyi tekrar tekrar düşünmek yerine bir sonraki adımını belirlemek.
Yalnızca dinlemeyeceksin. Kendi hayatından örneklerle kendi cümlelerini hazırlayacak ve sesli olarak deneyeceksin.
Bu çalışma sana uygunsa…
“Hayır” demek için uzun açıklamalar yapıyorsan…
Birinin sesi yükseldiğinde söyleyeceklerini unutuyorsan…
Aile büyüklerinin veya otorite gördüğün kişilerin yanında küçülüyorsan…
Sınır koyduktan sonra suçluluk duyup geri adım atıyorsan…
Konuşamadığın bir anı saatlerce düşünüp kendine kızıyorsan…
Bu atölyede üzerinde çalışabileceğin tanıdık sahneler bulacaksın.
Atölyeden neyle ayrılacaksın?
Kendi hayatındaki üç zor duruma yönelik hazırladığın kısa cevaplarla, zaman kazanma cümlelerinle ve kişisel konuşmaya dönüş kartınla.
Amacımız, gerektiğinde ne söylemek istediğini fark edebilmen; koşullarını gözeterek kendini ifade edebileceğin bir yol seçmen.
Söyleyeceğin şeyin değerli olması için mükemmel bir cümle kurman gerekmiyor. Kendi cümlene yer açarak başlayabilirsin.
Serkan Dal
Sosyolog • Aile Danışmanı • MCC
Kendi cümlene yer açmak için atölyeye katıl.
Susup kaldığın, içine attığın ne varsa gün gelip de seni tüketmesin, hasta etmesin.
En çok içine attıkların, susup kaldıkların yoruyor sen değil mi?
İletişim numaramız: 0536 617 52 07
11 Kasım Çarşamba 21:00-3 Saat Canlı
Katılım 500 TL
