Akşam olmuş. Biri mutfakta, diğeri salonda. Birazdan yemek yenilecek. Çocuğun okulda ne yaptığı konuşulacak, yarın alınması gerekenler hatırlatılacak. Sonra herkes kendi ekranına dönecek. Dışarıdan bakınca sıradan bir aile akşamı. Ama o evde uzun zamandır kimse diğerine içinden geçen bir şeyi anlatmıyor. Aynı evde iki yabancı, sessiz boşanma yaşanıyor adeta.
“Bugün şuna çok üzüldüm” diyen yok mesela. Birinin aklına bir fikir geldiğinde ilk anlatmak istediği kişi artık eşi değil. Bazen anlatacak oluyor, sonra vazgeçiyor. Daha ağzını açmadan nasıl bir cevap alacağını bildiğini düşünüyor.
“Şimdi sırası mı?”
“Sen de her şeyi kafana takıyorsun.”
“Yine mi aynı konu?”
Bir süre sonra insan, bu cevapları duymamak için de susabiliyor.
Bir gün susmaya karar vermiyorsun
Genellikle tek bir olayla başlamıyor bu uzaklık. Kimse sabah kalkıp “Bundan sonra eşimle yalnızca evin ihtiyaçlarını konuşacağım” demiyor.
Önce bir kırgınlık anlatılamıyor. Sonra bir tartışma yarım kalıyor. Özür beklenen yerde konu kapanıyor. Birinin “Geçti artık” dediği şey, diğerinin içinde durmaya devam ediyor.
Ertesi gün hayatın işleri var tabii. Çocuk hastalanıyor, işe yetişmek gerekiyor, faturanın son ödeme tarihi geliyor. Konuşulamayan meselelerin üstüne gündelik hayat yerleşiyor.
Ev işliyor. İlişkinin de yürüdüğü sanılıyor.
Oysa bir evin düzenini sürdürmekle, o evin içinde birbirine yakın olmak farklı emekler istiyor. Alışverişi eksiksiz yapıp eşinin neye üzüldüğünü bilmeyebilirsin. Yıllardır aynı yatakta uyuyup onun yanında ne kadar yalnız hissettiğinden habersiz olabilirsin.
“Huzurumuz kaçmasın” diye diye
Bazı evlerde huzur dediğimiz şeyin içinde çok fazla söylenmemiş söz vardır.
Biri alınır ama belli etmez. Bir şey ister ama istemekten utanır. İtiraz edecektir, “Şimdi akşamımız bozulmasın” der. O akşam kurtulur belki. Fakat ertelenen konuşmanın ne zaman yapılacağı belli değildir.
Böyle böyle, eşler birbirlerinin hassasiyetlerini öğrenmek yerine hangi konulara hiç girmemeleri gerektiğini öğrenir.
Para konuşulmaz. Aileler konuşulmaz. Yakınlık konuşulmaz. Gelecek konuşulmaz.
Geriye güvenli birkaç konu kalır: Evde ekmek var mı? Çocuğu kim alacak? Hafta sonu nereye gidilecek?
Sonra da “Bizim konuşacak bir şeyimiz kalmadı” denir.
Belki konuşacak çok şey vardır. Sadece o konuşmaların iyi bir yere varacağına dair güven azalmıştır.
Her sessizliği ayrılık sanmamak gerekir
Elbette yorulduğumuz, içimize çekildiğimiz dönemler olur. Eşlerin her akşam uzun uzun konuşması gerekmez. Yan yana sessizce oturmanın da yakınlığı vardır.
Asıl mesele, o sessizlikte kendini nasıl hissettiğindir.
İhtiyacın olduğunda ona dönebiliyor musun? Bir şey anlattığında dinleneceğini düşünüyor musun? Aranızda bir kırgınlık olduğunda bununla ilgilenen oluyor mu?
“Evde sessiz boşanma” ifadesi, burada bir tanıdan çok, aynı evde sürüp giden duygusal uzaklığı anlatıyor. Bu uzaklığı fark etmek de ilişkinin mutlaka bittiği anlamına gelmiyor. Fakat uzun süredir yaşananları yalnızca “Herkesin evinde olur” diyerek geçiştirmek, birbirine ulaşmayı daha da zorlaştırabiliyor.
Konuşmanın başına geri dönebilmek
Bazen ilk ihtiyaç büyük bir hesaplaşma değildir. Söylenen bir cümlenin hemen savunmayla karşılanmadığı, telefonun bırakıldığı, sözün tamamlanabildiği bir konuşmadır.
“Sen zaten benimle hiç ilgilenmiyorsun” yerine, daha somut bir yerden başlamak mümkün:
“Son zamanlarda yalnızca yapılacak işleri konuşuyoruz. Sana bir şey anlatmak istediğimde kendimi geri çektiğimi fark ediyorum. Aramızdaki bu uzaklık beni üzüyor.”
Bu cümle her şeyi çözmez. Karşısındaki insanın da duymaya, düşünmeye ve sorumluluk almaya istekli olması gerekir. Bir kişinin çabasıyla iki kişilik yakınlık kurulmaz.
Ama böyle bir konuşma, uzun zamandır üstü örtülen bir şeyi görünür kılabilir.
Belki ikiniz de aynı sofrada otururken diğerinin sizden vazgeçtiğini düşünüyorsunuzdur. Bunu anlamanın yolu, birbiriniz adına sessizce karar vermeyi bırakıp sormaktan geçebilir:
“Bizim aramızda ne oldu? Sen nasıl yaşıyorsun bunu?”
30 Ekim Zoom canlı atölyemizde (21:00-000:00) aynı evde iki yabancı mesafesini çözüyoruz. Atölye bilgisi için buraya tıkla.

Tek taraflı çaba ise yarar mı soğuk kişiye soğuk yapmak iyi mi yoksa daha mi sogur … Cepte girmesi hep benim vermemden mi
Tek kişilik emekle iki kişilik mutluluk kurulmaz. evet emek gerekli ancak onunla açık konuşmalı, ben ilişkide bu sessizliği kabul etmiyorum iki yabancı olmak istemiyorum hadi gel konuşalım de. gelmiyorsa peki ben de sen konuşana kadar kendi işlerime hayatıma odaklanacağım de. önce cümle kurdun olmuyorsa mesafe yap işine odaklan, peşinden koşan olmaz. zaten yaklaştın. neyi kabul etmediğini net ortaya koy
Evet Serkan Hocam, sizin söylediğiniz gibi ben 26 yıllık evliyim. Fakat evliliğimizde bir süredir sessiz bir boşanma yaşıyoruz diyebilirim.
Bir ilişkiyi iyileştirmek, geliştirmek ve yeniden ayağa kaldırmak için iki kişinin de emek vermesi gerekiyor. Tek kişinin çabasıyla bir evliliği ayakta tutmak mümkün olmuyor. Çünkü bir şeyi büyütmek istiyorsanız ona yatırım yapmanız gerekiyor; duygusal yatırım, iletişim, ilgi ve karşılıklı anlayış…
Bunları defalarca dile getirdiğimizde, karşı taraf kaygılı bağlanma dinamikleriyle hareket ediyorsa, bazen ne kadar anlatırsanız anlatın ortak bir noktada buluşamıyorsunuz. Konuşmalar tartışmaya, tartışmalar sessizliğe, sessizlikler de yeniden aynı sorunlara dönüşüyor. Böylece insan kendisini sürekli tekrarlanan bir kısır döngünün içinde buluyor.
En zor tarafı ise ne kalmanın ne de gitmenin kolay olması. Bir tarafta 26 yıllık bir hayat, diğer tarafta giderek yalnızlaştığınız bir evlilik var.
Benim asıl merak ettiğim şu: Böyle bir döngüden çıkmak için ne yapmak gerekiyor? Bir evliliği tek başına kurtarmaya çalışmadan, kendini de kaybetmeden nasıl bir yol izlenebilir? Bunun için neler mümkün, gerçekten bilmiyorum.
Neslihan hanım inanın sizi çok iyi anlıyorum. Hem tek başına kendini feda etme hem de dengeli bir yol çiz. Bu konuda aynı evde iki yabancı zoom atölye yaptık dün akşam. tam da bu konulaır işledik. tüm detayları ele aldık. inşallah o atölyemizin canlı kayıtlarını alın. güzel bir rehber destektir. 0536 617 52 07 bize ulaşıp talep edebilirsiniz. bu arada atölye katılım ücretlerimiz şu an 500 tl.